İstanbul, sadece büyük bir metropol olmanın dışında boğazı, koruları, parkları ve yeşillik alanlarıyla hem beden hem de zihnin için eşsiz bir yenilenme imkânı sunuyor. Şehir stresinden uzaklaşarak güne kuş sesleri ve çiçek kokuları arasında keyifli bir başlangıç yapmak isterseniz, özellikle İstanbul’un Trakya’ya yakın bölgelerinde doğayla iç içe olabileceğiniz birkaç durak var.

 

Çatalca

İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki en geniş yeşil alanlarına ev sahipliği yapan Çatalca, Istranca Dağları’nın başlangıcı sayılan meşe ve gürgen ormanlarıyla gerçek bir doğal alan. Özellikle İhsaniye ve Binkılıç köyleri çevresindeki ağaçlar, doğa yürüyüşü ve bisiklet sporu yapanlar için engebeli ama keyifli parkurlar barındırıyor. Bölgenin en karakteristik noktalarından biri olan İnceğiz Mağaraları ise, hem jeolojik yapısı hem de önündeki geniş vadiyle ziyaretçilerini karşılıyor.

 

Denize doğru ilerlediğinizde Yalıköy ve Ormanlı hattı sizi karşılıyor. Burası, ormanın bittiği yerde başlayan geniş sahil şeridiyle İstanbul’da görebileceğiniz en sakin noktalardan biri. Özellikle yamaç paraşütü tutkunlarının tercih ettiği yüksek tepeler ise macera sevenlerin ilgi odağı.

 

Silivri

Silivri’nin iç kesimlerine doğru yol aldığınızda, Trakya’nın o karakteristik bitki örtüsü ve geniş düzlükleri devreye giriyor. Bölgenin en önemli doğal alanı olan Danamandıra Tabiat Parkı, içindeki Sazlı Göl ile birlikte sessizliğin adresi konumunda. Kuş gözlemciliği ve göl kenarı yürüyüşleri için oldukça uygun olan bu alan, şehrin gürültüsünden kaçıp sadece rüzgarın sesini dinlemek isteyenler için ideal bir atmosfer sunuyor.

 

Arnavutköy

Arnavutköy hattı, İstanbul’un önemli su kaynaklarından biri olan Terkos (Durusu) Gölü ile doğaseverleri selamlıyor. Göl çevresindeki sazlıklar ve el değmemiş orman patikaları, bölgeye vahşi bir doğal yaşam alanı kimliği kazandırıyor. Orman ve suyun birleştiği bu sakin yapı, gölün kuzeyine doğru ilerledikçe yerini Karaburun’un etkileyici manzarasına bırakıyor.

 

Kemerburgaz

Belgrad Ormanı’nın doğal bir uzantısı olan Kemerburgaz, devasa kent ormanı yapısıyla doğayı ulaşılabilir kılan noktalardan biri. İçindeki göletler ve düzenli yürüyüş yolları, orman havasını modern bir dokunuşla almanızı sağlıyor. Bu hattın devamında yer alan Gümüşdere ise, at çiftlikleri ve geniş tarım arazileriyle bölgenin çehresini değiştiriyor. Ormanın Karadeniz ile buluştuğu bu özel nokta, hem çiftlik hayatının doğallığını hem de sahilin ferahlığını aynı anda sunarak şehirden kopmadan doğayı hissetmenizi sağlıyor.

 

Başakşehir

Şehrin yerleşim alanlarına yakın olsa da içeri girdiğinizde sizi şaşırtacak bir genişliğe sahip olan Şamlar Tabiat Parkı, fıstık çamı ormanlarıyla kaplı. Özellikle Sazlıdere Barajı manzarasına hakim olan bu park, yüksek çam ağaçlarının altındaki açıklık alanlarıyla tam bir Trakya kırsalı havası taşıyor. Doğa yürüyüşü yapmak ve temiz hava depolamak için Avrupa Yakası'ndaki en büyük ve ulaşımı en kolay seçeneklerden biri olarak öne çıkan bu alan, günün her saatinde farklı bir doğa manzarası sunuyor.

 

Kaynak: ENUYGUN.com